Yaşadığımız mekânları bir ajanda gibi kullanmayı hiç düşündünüz mü?

İsterseniz bu konuya sabah yataktan kalkmadan öncesinden başlayalım.

Uyandığınızda yatak odanızda resim var mı? Bu resimde kendinize hangi mesajı veriyorsunuz?

Komedin üstünde yer alan eşyalarınız; bu hafta ya da ayda ki hedefinizle ilgili mi?

Su insanı arındırır, ben her sabah ne yazacağım ile ilgili duyguya banyo yaparken karar veririm. Mutlaka bu alanda bir not kâğıdınız olsun. Yapmak istedikleriniz ile ilgili bir çözüm aklınıza geldiğinde yazın ve uygulayın.

Gelelim Buzdolabınızda ki magnetlere; Kendinize her sabah kapağını açarken hangi mesajı veriyorsunuz?

 

Duvarlarda yazı ya da resimlere yer verdiyseniz bunlar size neyi hatırlatıyor?

Şöyle bir etrafınıza bakmanızı ve neler gördüğünüzü not etmenizi istiyorum.

Kitaplar; güncel merak ve ilgi alanlarınız ile ilgili mi?

Objeler; Baktığınızda size güzel anıları ya da hedeflerinizi hatırlatıyor mu?

Bilgisayarlar; Sizce ekran görüntünüz günde kaç kere aktif moda geçiyor?

Ya bilgisayarınızın zemin resmi. Her baktığınızda size yapmak istediğiniz ile ilgili destek oluyor mu?

Şimdi gelin madalyayı çevirelim;

Olmasını isteyip hep ertelediğiniz bir şeyi seçmenizi istiyorum,

Gözünüzde canlandırın. Şu anda hedefinize ulaştınız. Hayatınızda neler değişti, neleri bugünden farklı yapıyorsunuz? 

Güne yatak odasından başlayalım ne dersiniz J

Şimdi kominin üzerine hangi resmi koyardın?

Hangi yatak takımını kullanırdın?

Giysilerin ne olurdu?

Mekânınızda nelere yer verirdin?

Kitaplarınızın içinde ilk sırada ilk göz alanınızda hedefinize ulaşmanızda yardımcı olacak kitaplar olmalı.

Yaşamında şu andan farklı neler yapıyorsun hepsini not edip bunları resim ya da obje ya da simge ile kendine hatırlatıyor olsan neleri seçerdin?

Aşk ile ilgili yaşamak istediğiniz bir yaşamın resminin mutlaka yatak odasının duvarında yer vermelisiniz.

Buzdolabında bu hafta ki hedefine ulaştığınızda ki ödülünün görseli olmalı.

Kahvaltıya Oturduğunda sana bu gün ya da bu haftaki hedefinin ne olduğunu hatırlatan yazı, obje ya da amblem yer almalı.

Evden çıkarken kapında günün mantrası olmalı.

En çok kendini hangi alanda sabote ediyorsun?

Hep mükemmel olmaya mı çalışıyorsun?

Çok mu çabalıyorsun?

Hep acele mi ediyorsun?

Başkaları için o kadar çok zaman ayırıyorsun ki kendine zaman kalmıyor mu?

Kimseden yardım istemeden her şeyi kendin mi yapmak istiyorsun?

İşte bunlardan hangisi sana uyuyorsa bu zinciri kırmak için kendine neyi söylerdin? İşte bu senin mantran.

Buzdolabında, bilgisayarının üzerinde, aynada, panonda, oturduğun alanlarda, ajandanın başında kısacası göz teması kurduğun her alanda bunu kendine hatırlat.

Evine geldiğinde de hedefine ulaştığında kendine vereceğin ödülün resmi seni karşılasın.

Ne demişler hayat farkındalık oluşturmadığın alanlara bakarak, o alanlarda farkındalık oluşturarak yeşerir.

2014 yılından bu yana sayısız iş yeri ve evde uygulamalar yaptım. Şunu size net söyleyebilirim. Yaşamak istediğini imkânsız görenler evlerinde ya da iş yerlerinde bununla ilgili hiçbir şeye yer vermediklerini gördüm. İş yerlerinin hedefleri var ama ulaşınca ne yapmak istediği ile ilgili hiçbir görsel, yazı yok. Ulaştığımızda düşünmek doğru bir planlama değil. Önemli olan ulaşma yolunda hayatımızla birlikte mekânlarımızı da doğru kodlamak, hedeflerimizi ve yaşamak istediklerimizi her baktığımız noktada görünür kılmak.

Feng Shui ile mekânların yönlerini ve anlamlarını size söylüyoruz iste bütün bu duyguları mekânların doğru yönlerine kodluyoruz.

Nasıl bir bilgisayarı kullanırken görmediğimiz birçok kodlardan oluşan algoritma kullanıyorsak işte mekânlarımıza da doğru kodları yerleştirdiğimizde, yaşam yaşamak istediğimiz gibi yeşeriyor. Feng Shui Mekânın Gücünü keşfetmede bize inanılmaz bir pusula sunuyor.

Yaşamak istediklerimize Mekânlarımızda ne kadar yer veriyoruz?

İzin verin Mekân hayatınızın ajandasını tutsun ve size, sizi, yaşamak istediklerinizi, eylem adımlarınızı, ödüllerinizi hatırlatarak Mekânsal Koçluk yapsın.

Sevgilerimle,

Ebru Atalay PCC

tr_TRTurkish